Geleceğe Yön Verenler Panelde Buluştu

Kimtex’in sponsorluğunda gerçekleşen Satın Alma Stratejileri ve Beklentileri Paneli 2014’ü Türk konfeksiyon sanayisini bir araya getirdi

  14 Ocak 2014 04:27 Salı
Geleceğe Yön Verenler Panelde Buluştu

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği’nin Satın Alma Stratejileri ve Beklentileri Paneli 2014, Kimtex’in sponsorluğunda gerçekleşti.

Türk konfeksiyon sektörü 2013’ü 17 milyar doların üzerinde ihracatla kapatmaya hazırlanırken, Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen alım gruplarının yöneticileri, zorlu rekabet ortamında konfeksiyon sektöründe daha büyük ihracat rakamlarına taşıyacak satın alma stratejilerini paylaştılar.  Ayrıca Kimtex’in tarafından üretilmiş ürünlerden oluşan kreasyonlar panele katılanlara mini bir defile ile tanıtıldı.

Marks&Sprencer, Li & Fung, LCW, Kotton, Cherryfield, Apperal Lab ve Perseus’un bulunduğu konfeksiyon firmaları ve satın alma ofislerinin sektöre bakışının konuşulduğu panelde TGSD Başkanı Cem Negrin, Avrupa Birliği’nde yaşanmaya başlayan ekonomik toparlanmanın konfeksiyon ihracatını 2014’te 1 milyar dolar daha arttıracağını söyledi. Türkiye’nin bu yıl gösterdiği ihracat performansının tüm beklentilerin altında kalmasına rağmen 2013 yılını 17,3 milyar dolar ihracatla kapatmaya hazırlandıklarını belirten Negrin, konfeksiyon sektörünün Türkiye ihracatında lokomotif rol oynadığını ifade etti.

Negrin, Avrupa Birliği perakende harcamalarına dikkat çekerek, 2007 sonunda 100 olan endeksin 2013’ün Eylül sonunda 107,63’e çıktığını ve bununda Türkiye için çok olumlu bir işaret olduğunu belirtti.

Krizi atlatan Avrupa ile daha gidecek uzun bir yollarının olduğunu belirten Negrin, 2 yıldan fazla bir süredir devam eden iplik ve kumaştaki koruma önlemlerinin kaldırılması veya azaltılmasının sektör için çok önemli bir gelişme olduğunun altını çizdi. Bu sayede üreticilerin maliyetlerinde önemli bir iyileşme yaşayarak rekabet güçlerini ve ürün kalitelerini arttırabileceğini ifade etti.

Türk tekstili bir ağaç gibidir

Panelin sponsorluğunu üstlenen Kimtex’in CEO’su Tanzer Gözek, üretim, kalite ve tasarım alanında bir çok şeyi başarmış olan Türk tekstilini ağaca benzetti. Ağacın köklerinin iplik, gövdesinin kumaş, yapraklarının konfeksiyon ve meyvelerinin de markalar olduğunu söyleyen Gözek, konfesksiyon alanında mutlaka markaların artması gerektiğini vurguladı.

Dünya markalarının Akdeniz havzasında yeni üretim üsleri oluşturma hedeflerinin olduğunu vurgulayarak, Türk konfeksiyon sektörünün buna göre gelecek planlamasını oluşturması gerektiğini vurguladı.

Türkiye’nin “10 yıl sonra, 20 yıl sonra nerde olmalıyız” sorusuna odaklanması gerektiğini söyleyen Gözek, “Bütün enerjimizi bu soruya yanıtlayacak şekilde harcamalıyız” dedi.

Tekstilde Türkiye’yi öne çıkaran etmenler

Panelist olarak Marks&Sprencer Bölge Müdürü Sylvie Dayı, LCW Kumaş Satın Alma Müdürü Şenol Dallı, Cherryfield Dizayn ve İş Geliştirme Yöneticisi Pınar Cebeci, Li&Fung Başkan Yardımcı Fatya Mamçu, Perseus Genel Müdürü Bülent Alkanlı, Apparel Lab Yönetim Ortağı Arzu Ordoubadi ve Koton Tedarik Müdürü Akın Şimşek katıldı.

Panelistlerden Marks&Sprencer Bölge Müdürü Sylvie Dayı, Türkiye’ye büyük güven duyduklarını belirtti. Bölgede hala büyük potansiyel gördüklerini belirten Dayı, perakende için verdikleri alım desteğinin devam edeceğini söyledi. “Konfeksiyon alanında yerleşik kalite standartlarının oluşmuş olması, Türkiye’ye gelmemizi sağlayan en güçlü etmendir. Tekstil sanayisinin tasarıma yaptığı yatırımla beraber, sektördeki hız ve esneklik Türkiye’yi öne çıkarak en önemli faktörlerdir” dedi.

Cherryfield Pazarlama Dizayn ve İş Geliştirme Yöneticisi Pınar Cebeci, Türkiye’nin tekstil sektörü için vazgeçilmez olacağını söyledi. Şu anda ben büyük sıkıntının “belirsizlik ve beklentisizlik” olduğunu vurgulayan Cebeci, daha önceki yıllarda gelen yıllık siparişlerin artık olmadığını ve buna göre pozisyon alınması gerektiğini söyledi.

Tüketim şeklimiz değişecek

Perseus Genel Müdürü Bülent Alkanlı, dergimize yaptığı açıklamada, internet üzerinden yapılan alışverişin yeni trend olacağını söyledi. Şu an Türkiye’de ve dünyada birçok internet sitesinin bu alanda faaliyet gösterdiğini söyleyen Alkanlı, her ne kadar mağazalardan alışveriş yapanların yüzde 90’ların üzerinde gibi gözükmesine rağmen, değişen iş ve yaşam koşullarının insanların mağazalardan internet üzerinden alışverişe sevk ettiğini belirtti. 2020 sonrası alışveriş için yapılan öngörülerin üçte birinin mağazadan, üçte birinin internetten ve geri kalan üçte birinin ise internetten satın alıp, mağazadan teslim alması yönünde olduğunu ifade eden Alkanlı, insanların alışveriş beklentilerinin gitgide dijital alana kayacağını ama mutlaka mağaza ziyaretlerinin de devam edeceğini belirtti. Gelecekte mağazaların müze gibi yerlere dönüşeceğini söyleyen Alkanlı, internetin alışveriş alışkanlıklarımızı değiştireceğini belirtti.

Ultra Tekstil İhracat müdürü Györgi Özoğuz, bütün tekstille ilgili yatırımlarını Türkiye’ye taşıdıklarını ve çıkan teşvik yasasından faydalanmak için yatırımlarını 6. ve 5. Bölgeye kaydırmak istediklerini belirtti. Ancak bu bölgeye teşvikten yararlanmak için yeni makine alımı yapmalarının söylendiğini belirtti.

Türkiye çeşitlilik anlamında çok zengin

Koton tedarik müdürü Akın Şimşek, dergimize yaptığı özel açıklamada; mağazacılık alanında büyük atılım gerçekleştirdiklerini ve artık dokuma alanında Türkiye’de yeni yatırım yapmak için fizibilite çalışmaları yaptıklarını belirtti. Türkiye’nin en büyük avantajının tekstil konusunda bütün pamuktan zımbaya kadar bütün materyallerin bulunması olduğunu ifade eden Şimşek, 2013’te yüzde 42 büyüyen Koton’un 2014 içinde aynı büyüme hedefi belirlediğini söyledi. Bu hedefe ulaşmak için satın alma ve üretim açısından en önemli belirleyici etkenin müşterilerin beğenisine göre hareket ettiklerini ve bu sayede çeşitliliğin ön plana çıktığını ifade etti.

Konfeksiyon konusunda Türkiye’nin çeşitlilik anlamında çok önemli bir yerde olduğunu ifade eden Şimşek, Uzakdoğu’da bu çeşitliliğin olmadığı belirtti.  Koton’un müşterilerinden aldığı reaksiyonlara göre hareket ettiği için denim, çocuk ve iç giyim gibi kategoriler eklediklerini anlatan Şimşek, özellikle Doğu Anadolu’da iç giyim ve dokuma alanında yatırımların artması gerektiğini vurguladı.

Coface Türkiye Genel Müdürü Belkıs Alpergun Tekstil Dünyası Dergisi’ne yaptığı açıklamada, yurtdışına açılan yerli yatırımcıların, bu kararları alırken mutlaka ekonomik risk yaratabilecek sosyopolitik göstergeleri de dikkate almaları gerektiğini söyledi. “Unutmamak gerekir ki, kişi başına düşen milli gelirin yüksek olması sürdürülebilirliğin kırılganlığını azaltmaz. Türkiye’ye baktığımız zaman son yıllarda kişi başına düşen milli gelir artıyor, enflasyonsa düşüyor. Bu açıdan baktığımız zaman Türkiye’deki sosyoekonomik baskı seviyesi orta düzeydedir. Yani, Türkiye gelişmekte olan ülkeler içinde ve bulunduğu coğrafyada en dengeli ülkedir. Kısaca, Türkiye yatırımları kendisine çekmektedir ve çekecektir” dedi.


YORUMLAR
Sayın ziyaretçimiz; Üye olmadan yapılan yorumlar "misafir" olarak adlandırılacaktır. Yorumlarınızda size özel bir isim ve resim kullanmak, yaptığınız yorumlara üye menüsünden ulaşmak, yorumlarınıza gelen cevapları kontrol etmek ve üyelere sunulan daha pek çok özellikten yararlanmak için üye olun!
Bu haber hakkındaki yorumunuz nedir?
1000 - karakter kaldı.